2.11.78.2, 2018-12-05 18:30:44

WLTP

Gerçek tüketime daha yakın: WLTP, tüketim değerleri hesaplama standartlarını yeniden belirledi.

WLTP standarlarına göre hesaplanan tüketim değerleri, 2017 yılının Eylül ayından beri geçerlidir. “Dünya Çapında Uyumlaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü”nün bir kısaltması olan WLTP, araçların yakıt tüketimlerini ve egzoz emisyonlarını belirlemek amacıyla dünya genelinde uygulanan standartlaştırılmış bir test prosedürüdür. Bunun, hem sizin hem de Volkswagen'iniz için ne anlama geldiğini bu sayfadan öğrenebilirsiniz.

WLTP sayesinde artık her şey daha net.

Araç üreticilerinin tüm ölçüm ve test süreçleri, WLTP ile birlikte yeniden düzenlendi. İşte yeni uygulamayla ilgili bilmeniz gereken her şey...

NEDC, WLTP ve RDE: Kısa bir karşılaştırma.

Daha uzun mesafeler ve daha kısa rolantide bekleme süreleri ile daha gerçekçi ölçüm değerleri: WLTP test prosedürleri ile gerçek hayata daha yakın sürüş döngüleri kullanılarak araçların yakıt tüketimi ve egzoz emisyon değerleri ölçülür. WLTP’nin ve ona ek olarak uygulanan RDE (Gerçek Sürüş Emisyonları) test prosedürlerinin, bir önceki nesil test prosedürü olan NEDC’den (Yeni Avrupa Sürüş Döngüsü) üstün yönü budur.

image

NEDC’ye genel bakış.

“Yeni Avrupa Sürüş Döngüsü”nün bir kısaltması olan standartlaştırılmış NEDC (New European Driving Cycle), Avrupa'da satılan tüm binek araçlar ve hafif ticari araçlar için geçerlidir. Bu standart, yakıt tüketimi ve araca özel emisyonları belirlemek ve karşılaştırılabilir değerlere dönüştürmek amacıyla Avrupa Birliği tarafından 1992 yılında getirilmiştir. Aşağıdaki butona tıklayarak NEDC ölçümler için hangi koşulların temel alındığını öğrenebilirsiniz.

image

WLTP’ye genel bakış.

“Dünya Çapında Uyumlaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü”nün bir kısaltması olan WLTP (Worldwide Harmonised Light Vehicle Test Procedure), Dünya genelinde satılan tüm binek araçlar ve hafif ticari araçlar için uygulanan standartlaştırılmış bir test prosedürüdür. Bu test prosedürü, Eylül 2017 itibariyle daha dinamik test parametreleriyle daha gerçekçi tüketim değerleri elde etmek üzere özel olarak geliştirilmiştir. WLTP ölçüm standartları hakkında daha detaylı bilgiyi buradan edinebilirsiniz.

image

RDE’ye genel bakış.

“Gerçek Sürüş Emisyonları”nın bir kısaltması olan RDE (Real Driving Emissions), Eylül 2017 tarihinden bu yana Avrupa'da WLTP’ye ek bir test prosedürü olarak uygulanmaya başlanmıştır. RDE test prosedürü, NEDC ve WLTP'den farklı olarak emisyon ölçümleri için dinamometre adı verilen bir test cihazını değil, gerçek trafik koşullarını temel alır. Normal sürüş koşulları sırasında kaydedilen egzoz emisyonları (NOx (Azotoksit) ve diğer partiküller), gerçek emisyonlar olarak adlandırılır.

RDE kapsamında test edilen tüm araçlar, rastgele hızlanma ve yavaşlama aksiyonları alınarak üç farklı ortam koşulunda (şehir içi, şehir dışı ve otoyol) eşit olarak test edilir. Bu test sürüşleri esnasında tüm geçerli trafik kurallarına uyulur. Şehir içi için azami hız 60 km/s’yi aşmayacak şekilde, 15 ile 40 km/s arası bir ortalama hız kullanılır. Bu ortalama hız, şehir dışında 60 ile 90 km/s arasındadır. Otoyolda ise bu hız, 145 km/s ve kısa süreliğine 160 km/s’ye kadar ulaşabilmektedir.

Bu tür testlere tabi tutulan tüm araçlar “Taşınabilir Emisyon Ölçüm Sistemi”nin bir kısaltması olan bir PEMS (Portable Emission Measurement System) ölçüm sistemiyle donatılır. Bu cihaz, toksik emisyonları ölçer (NOx (Azotoksit) ve CO (Karbonmonoksit)). Sürüşün tamamı, yaklaşık olarak 90 ile 120 dakika sürer. Hava sıcaklığı -7 ile +35 °C arasındadır ve test süresince klima sistemi çalıştırılabilir.

Yeni ölçüm prosedürü WLTP’nin hedefleri.

WLTP ile, yakıt tüketimini ve egzoz emisyonlarını hiç olmadığı kadar gerçekçi bir şekilde ölçebilmek için yeniden tanımlanan test sürüş döngüsü pek çok avantajı da beraberinde getiriyor. Bu bölümde, WLTP’nin avantajlarına göz atabilirsiniz.

image

Şeffaflık.

Yeni WLTP test prosedürü ile daha gerçek yakıt tüketim değerleri...

WLTP'de, bir önceki NEDC standartlarına kıyasla artık çok daha gerçekçi kullanım stilleri uygulanmaktadır. WLTP ile yapılan testler, daha önce gerçekleştirilmekte olan sentetik laboratuvar testleriyle oldukça benzer özellikler sergilese de gerçek tüketimi daha doğru yansıtır ve farklı araçlar arasında kıyaslama ve karşılaştırma yapılabilmesini de sağlar. WLTP’nin de asıl amacı da işte tam olarak budur; Daha gerçek bir araç kullanımını simule ederek çok daha gerçekçi sonuçlar elde etmek, böylece potansiyel müşterileri, yeni araç alımları öncesinde daha doğru bir şekilde bilgilendirmek, farklı markalar arasında yapacakları kıyaslamalarda yakıt tüketimi ve emisyon değerleri arasındaki farklılıkları daha doğru bir şekilde kıyaslamalarını sağlamak.

image

Standartlar.

Yeni WLTP test prosedürü, tüm dünya genelinde karşılaştırılabilir şekilde standartlaştırılmış test sonuçları sağlar.

WLTP yaklaşımının en önemli amaçlarından biri de benzin, dizel, CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz) ve elektrik kullanan çeşitli motor sistemlerinin egzoz emisyonlarını ve enerji tüketimlerini ortaya çıkaracak, dünya çapında standartlaştırılmış bir test prosedürü sağlamaktır. WLTP test prosedürü doğru bir şekilde takip edildiği sürece bu yeni prosedüre tabi tutulan ve aynı özellikleri taşıyan tüm araçların dünya genelinde aynı test sonuçlarını sağlanması beklenir. Bu karşılaştırılabilirlik, laboratuvar ölçümlerinin neden gerekli olduğunu açıkça ortaya koyar.

Bu nedenle, yakıt tüketimi ve emisyon gibi değerler, dinamik sürüş profilleri kullanılarak dinamometre üzerinde güvenilir bir şekilde analiz edilir

image

İklim koruması.

Daha gerçekçi tüketim bilgileri sadece uluslararası iklim hedeflerine ulaşmaya değil, çevre üzerindeki yükü azaltmaya da yardımcı olur.

Söz konusu araç gelişimi olduğunda, CO2 salınımlarının azaltımı oldukça hayati bir önem taşır. Bu gerçeğin farkında olan WLTP, uluslararası CO2 emisyonlarının kontrol edilmesini ve belgelenmesini sağlar.

2010 yılında Avrupa Birliği tek başına 4,72 milyar ton CO2 emisyonu üretti. Üretilen bu emisyonların %19’u motorlu araçlardan kaynaklandı.* Bu gerçeğin farkında olan Avrupa Birliği, 2020 yılına kadar emisyonları %20 oranında azaltmayı hedefliyor.** Bu hedefe ise WLTP'nin yardımıyla ulaşılması amaçlanıyor. Yakıt tüketiminde olduğu gibi belirli bir araca ait CO2 emisyonları da modele göre değişiklik gösterir. WLTP, söz konusu farklı araçlara ait enerji tüketimleri ve CO2 emisyonları olduğunda, daha fazla şeffaflık sağlar. Ölçüm değerleri bu sayede üreticiden ve araç tipinden bağımsız hale gelir. Tüm bu değerler, aynı zamanda NEDC test prosedüründen daha yüksek olma eğilimindedir. Sonuç olarak tüm model ve motor seçeneklerinin iklim koruması adı altında optimize edilmesini beklemek aynlış olmayacaktır.

*) Burada yer alan bilgiler, TÜV e.V. derneğine ait 16.03.2015 tarihli “Geleceğin Mobilitesi - Güvenli ve Test Edilmiştir.” başlığına atıfta bulunur.

**) Burada yer alan bilgiler, Köln Alman Ekonomi Enstitüsü tarafından hazırlanan 2013 tarihli “Binek Araçlar için CO2 Düzenlemesi” başlığına atıfta bulunur.

Yakıt tasarrufu mu? Çok kolay.

Aracınızın yakıt tüketimi, sürücü olarak üzerinde herhangi bir etkiye sahip olduğunuz ve olmadığınız birçok faktöre bağlıdır. Üzerinde etkiye sahip olduğunuz kısım için bazı basit ipuçlarını dikkate alarak, yakıt tüketiminizi önemli ölçüde azaltabilirsiniz.

image

Sakinlik demek, tasarruf demek.

İleri görüşlü sürüş teknikleri.

Stresi azaltın ve kazançlı çıkın. Spor değil, sakin bir sürüş karakteri benimseyin. Düşük ve orta hız bandında ve hızınızı sabit tutarak, daha az fren yaparak ilerlemeye çalışın. Önünüzdeki araçla takip mesafenizi uzun tutmak, sık sık fren ve gaz komutları vermenizin önüne geçeceği gibi size, önünüzdeki aracın da önündeki trafiği görebilmenizi sağlayan geniş bir bakış açısı kazandıracaktır. Bu şekilde trafikte mümkün olduğunca ileriyi takip ederek, örneğin trafik ışıklarının yandığını gördüğünüzde ayağınızı gazdan çekerek ve bu sayede aracın süzülmesine izin vererek önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlayabilirsiniz. Otoyollar için de aynı şekilde: 120 km/s yerine 90 km/s ile giderek önemli ölçüde tasarruf edebilirsiniz. Unutmayın! Sürtünme kayıpları, aracın hızındaki artışın karesi oranında artar ve yüksek yakıt tüketimine neden olur.

image

Vitesi yükseltin, tüketimi düşürün.

Volkswagen'inizi mümkün olduğunca en yüksek viteste kullanın.

Düşük devirlerde araç kullanmak zararlı mıdır? Kesinlikle hayır. Volkswagen’in modern TSI ve TDI motorları, sadece 2.000 dv/dk’da bile şaşırtıcı bir çekiş gücü üretir. Bu yüzden güç üretmek için, klasik atmosferik motorlarda olduğu gibi yüksek devir çevirmenize gerek olmaz. Çift Kavramalı Şanzıman “DSG”, zaten bu şekilde programlanmıştır. Her zaman “D” pozisyonunda kullanın, gerisini DSG’ye bırakın. Manuel vitesli araçlarda aracınız hareket etmeye başlar başlamaz hemen ikinci vitese geçin, 30 km/s hıza ulaştığınızda da 3. vitesi seçerek ilerleyin. Vites yükseltirken bir vitesi atlamaktan çekinmeyin. Bu şekilde mümkün olduğunca her zaman en yüksek vitesi seçin. Beşinci viteste 50 km/s hızla gitmek günümüz Volkswagen’leri için son derece normaldir: Aracınız normal ses çıkardığı ve sorunsuz çalıştığı sürece düşük motor devri herhangi bir sorun oluşturmaz.

image

Akışına bırakın.

Yakıt kesme (Cut-off) özelliğinden faydalanın.

0,0 litre – tasarruf dediğiniz böyle olur! Doğru teknikleri kullanarak olağanüstü düşük yakıt tüketim değerlerine ulaşabilirsiniz. Peki, tam olarak 0,0 l/100 km'lik bir “yakıt tüketimine” nasıl ulaşabileceğinizi biliyor musunuz? Cevap: araç vitesteyken ayağınızı gaz pedalından tamamen kaldırıp, onun süzülmesine izin vererek. Bu hareketinizle yakıt kesme (Cut-off) özelliği devreye girer ve motoru beslenen yakıt akışı durdurulur. Aracınız bu şekilde süzülürken bir damla yakıt bile tüketmezsiniz. Bu akıllı yöntemi kullanmak için en iyi zaman, motor frenlemesinden yararlanabileceğiniz zamanlardır. Başka bir deyişle, nispeten dik yokuşlardan aşağı inerken veya kırmızı bir ışığa yaklaşırken bu yöntemden faydalanabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra vitesi boşa atarak da yakıt tasarrufu sağlayabilirsiniz. Nispeten daha az dik yokuşlardan aşağı inerken veya eğim olmayan düz bir yolda ilerlerken kullanabileceğiniz bu yöntem, dikkatli ve ileri görüşlü bir sürüş stili benimsediğiniz sürece ve özellikle uzun mesafelerde oldukça etkilidir.

image

Konfor artsın, yakıt tüketimi düşsün.

Araç içi donanımları akıllıca kullanın.

Doğru tercihleri yaparak 100 kilometrede 2 litreye kadar tasarruf edebilirsiniz. Konforlu araç donanımları yanlış kullanıldığında fazladan yakıt tüketmenize sebep olabilir. Örneğin, klima sistemleri aslında oldukça fazla yakıt tüketen donanımlardır. Sıcak yaz günlerinde kullanılan klima sistemleri hem araç içerisini soğutmak hem de sabit bir sıcaklığı korumak için düşük hızlarda 2 l/100 km’ye kadar yakıt tüketir. Sıcak havalarda aracınıza biner binmez klima sistemini çalıştırmak yerine aracı hareket ettirmeden önce camları veya kapıları açarak araç içerisini havalandırabilir ve kısa sürede sıcaklığı etkili bir şekilde düşürebilirsiniz. Bundan sonra devreye sokacağınız klima sistemi, istediğiniz sıcaklık seviyesini çok daha az güç çekerek elde edebilecektir. Ayrıca klima sisteminin motordan çektiği gücü, ihtiyaç duyduğunuz seviyede ayarlamanız da çok etkili olacaktır. Tam otomatik klima “Klimatronik” ekipmanı ile donatılmış Volkswagen modellerinde, klima üzerindeki “MENU” tuşuna basarak açılan ekranda sağ üst köşede bulunan “Hafif” ve “Orta” seçenekleri, aşırı sıcak olmayan günlerde ve araç içinde 1-2 kişi olduğu sürece fazlasıyla yeterli olacaktır.

image

Havadan gelen tasarruf.

Lastik basınçlarını kontrol edin.

Doğru hava basıncı sayesinde %15’e kadar tasarruf sağlayabilirsiniz. Lastikleriniz henüz soğukken (yola çıkmadan) yapacağınız basit bir lastik basınç kontrolü sayesinde ciddi bir tasarruf elde edebilirsiniz. Lastiklerden ileri gelen yuvarlanma direnci, toplam yakıt tüketiminin %15'ini oluşturur. Lastik basınçlarını, yük durumuna uygun değerlere ayarlamayı unutmayın (değerleri, yakıt depo kapağının veya sürücü kapısının içinde bulabilirsiniz). Normal yük değerlerinden 1 -2 PSI daha yüksek değerler ayarlamak hem yuvarlanma direncini hem de yakıt tüketimini önemli ölçüde azaltabilir, bundan çekinmeyin. Lastik seçimi esnasında da mümkün olan en düşük yuvarlanma direncine sahip lastikleri seçtiğinizden emin olun. Bu sayede hem %3 yakıt tasarrufu sağlayabilir hem de daha sessiz ve konforlu bir sürüş deneyimi yaşayabilirsiniz.

image

Soğuk havalarda içinizi ısıtacak tasarrufun kaynağı; Sıcak motor

Kısa mesafelerden kaçının.

Rotaları birleştirebilir, önemli ölçüde tasarruf edebilirsiniz. Motorlar en çok soğuk oldukları zaman yakıt tüketir. Başka bir deyişle: Aracınızı sık sık sadece kısa mesafelerde kullanıyorsanız, yakıt tüketiminiz çok kısa sürede 30 l/100 km seviyelerine ulaşabilir. Ancak, birçok noktaya uğramanızı sağlayacak tek bir rota oluşturarak önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlayabilirsiniz. Daha uzun yolculuklarda motorunuz gerekli çalışma sıcaklığına kolayca ulaşabilir ve daha az yakıt tüketmenizi sağlayabilir. Bununla birlikte aracınızı her türlü hava şartında çalıştırır çalıştırmaz ilerleyebilirsiniz. Motoru, aracı sabit tutarak ısıtmak gereksiz bir davranıştır. Günümüz modern motorları, etkin yağlama sistemleri ile bu tip davranışlara gerek bırakmayacak şekilde daha ilk çevrimde harekete hazır hale gelir. Hemen hareket edin ve bırakın aracınızın motoru yolda ısınsın.

image

Tasarruf, yağ gibi aksın.

Düşük sürtünmeli motor yağı kullanın.

Volkswagen tarafından tavsiye edilen doğru kaliteyi tercih ederek %5’e kadar tasarruf elde edebilirsiniz. Motor ne kadar iyi yağlanırsa, tüketim ve emisyon da bir o kadar hızlı düşer. Bu durum özellikle soğuk motorlar ve kısa seyahatler için geçerlidir. İyi bir motor yağını diğer yağlardan ayıran en önemli özellik nedir? Tabii ki motorun içine kolayca yayılabiliyor olması. Düşük sürtünmeli yağlar bu anlamda en iyisidir. Bu tür yağlar, geleneksel yağlara kıyasla yakıt tüketimini %5'e kadar düşürebilme özelliğine sahiptir. Bu nedenle üretim bandından ayrılan hemen hemen tüm Volkswagen modelleri, düşük sürtünmeli yağlarla doldurulmuş halde teslim edilir. Periyodik bakımlarınızı Volkswagen Yetkili Servislerinde yaptırmaya ve fabrika ilk dolum yağı ile aynı kalitede yağları kullanmaya özen gösterin.

image

Tüm dirençlerden kaçının.

Aerodinamik sürtünmeyi azaltın.

Sürtünmeyi olabildiğince azaltarak daha fazla tasarruf sağlayın. Doğru aerodinamiğe sahip olmanız, özellikle nispeten yüksek hızlarda daha düşük yakıt tüketimi sağlamanızın en önemli etkenlerinden biridir. Tam da bu yüzden bütün Volkswagenler direnci en aza indiren tasarımlara sahiptir. Ancak, araç tavanına yerleştireceğiniz bisiklet taşıyıcıları ve portbagajların, bu durumu olumsuz yönde etkileyeceğini unutmayın. Bu nedenle kayak ve dağ bisikleti gezileriniz dışında bu tür ek donanımları çıkarmanız, size büyük fayda sağlayacaktır. Aracınızda bu ekipmanlar olmasa bile aralık veya açık camlarla ve/veya cam tavanlarla seyahat etmek, aerodinamik etkinliği azaltarak yakıt tüketimini artıracaktır. Özellikle 50 km/s hızın üstünde seyahat ederken tüm camları ve cam tavanı tamamen kapatıp klima sistemini kullanmak, yakıt tüketimini azaltacaktır.

image

Ağırlıklardan kurtulun, harcamalarınızı hafifletin.

Gereksiz yükler taşımaktan kaçının.

Araçta bulunan tüm gereksiz ağırlıklardan kurtularak 100 kilometrede 0,3 litreye kadar tasarruf sağlayabilirsiniz. Taşıdığınız her bir ek kilogram, size fazladan maliyet olarak geri dönecektir. Başka bir deyişle; taşıdığınız her 100 kg, tüketimi artırarak size 100 km’de +0,3 litre yakıta mal olur. Bu nedenle bagajınızı düzenli olarak kontrol edin ve gereksiz eşyaları geride bırakın. Ayrıca, yakıt deposunu doldururken bile tasarruf sağlayabilirsiniz. Nasıl mı? Günümüz modern şehirlerinde yakıt istasyonu bulmak çok da zor değil. Bu nedenle daha az yakıt alın, depoyu en fazla yarıya kadar doldurun. Tam dolu bir depo, modelden modele farklılık göstermekle birlikte 40 ila 75 kg arasında bir ağırlığa sahip olacak ve tüketimin artmasına neden olacaktır.

Sıkça sorulan sorular ve cevapları.

NEDC, WLTP ve RDE test prosedürleri ile ilgili sıkça sorulan sorular ve bu soruların cevaplarını bu bölümde inceleyebilirsiniz.

NEDC (“Yeni Avrupa Sürüş Çevirimi”), 1992'den beri Avrupa'da kullanılan bir test prosedürünü ifade eder. Bu test prosedürünün asıl amacı, binek otomobillerin ve hafif ticari araçların egzoz emisyonlarını ve yakıt tüketimini ölçmek ve kaydetmektir.

NEDC’nin yerini daha sonra dünya genelinde kullanılmaya başlanan standartlaştırılmış test yöntemi WLTP (Dünya Çapında Uyumlaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü) almıştır. Sıkı kontrol süreçleri içeren bu yeni test prosedürü, bir aracın tüketimine yönelik artık daha gerçekçi bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Avrupa'da emisyonlar WLTP'ye ek olarak, şimdi RDE (Gerçek Sürüş Emisyonları) test prosedürü kullanılarak da test edilecek ve bunun için gerçek trafik koşulları temel alınacaktır.

WLTP test prosedürü kapsamında araçlar, labaratuvarda bulunan bir dinamometre üzerinde, 30 dakikalık bir sürede, standartlaştırılmış koşullar altında ölçüme tabi tutulurken, RDE test prosedüründe ise bu ölçümler kamuya açık yollarda gerçekleştirilir. RDE testleri kapsamında tüm araçlar rastgele hızlanma ve yavaşlama yapılarak farklı ortam koşullarında ve 90 ila 120 dakika arasında test edilir. Diğer farklılıklar: WLTP, hem CO2 emisyonunu, hem de egzoz gazı ve yakıt tüketimini ölçer. RDE ise sadece egzoz gazı ve partikül emisyonunu ölçer.

Eylül 2017 tarihinden bu yana WLTP ve RDE'ye geçiş, kademeli olarak gerçekleşmektedir. Eylül 2018 tarihinden itibaren piyasaya sürülecek olan tüm araçlar için WLTP test prosedürü zorunlu olacaktır. Buna, RDE'deki parçacık sayıları (PN) kısıtlanması da dahildir. Eylül 2019 itibariyle yeni kaydedilen tüm araçlar için nitrojen oksitleri kapsayan bir RDE sınırı da bağlayıcı olacaktır.

Evet, yeni WLTP kuralları tamamen elektrikli araçları da kapsamaktadır

EU6 veya Euro 6, motorlu taşıtlar için halihazırda geçerli emisyon standardıdır. Bu standart, Avrupa Birliği’ndeki kirletici emisyonlar ile ilgili güncel sınırlamaları içerir.

WLTP'ye göre belirlenen değerler, yakıt tüketimini ve CO2 ile egzoz emisyonlarını daha gerçekçi bir şekilde yansıtmak için kullanılır. Elde edilen bu değerler, içten yanmalı motorlu araçların yanı sıra daha küçük elektrikli araçların da daha yüksek yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları ile sonuçlanmasına neden olabilir. Bunun yanı sıra motor seçimi ve özel donanım gibi diğer etkenler de yakıt tüketimi ve CO2 emisyonları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

RDE test prosedürleri ise diğer bir yandan taşıtların gerçek yol trafiğinde egzoz gazları açısından nasıl performans gösterdiğine ışık tutar.

Eylül 2018 tarihi itibariyle tüm Volkswagen modelleri WLTP test prosedürlerine geçecektir.

Daha fazlası için...